püf nokta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
püf nokta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yağlı Göz Kapaklarına 4 Adımda Veda

Yağlanan göz kapakları hem normal/karma ciltlerin hem de yağlı ciltlerin en büyük problemlerinden biri. Bu problemden dolayı göz makyajı yapmak ve bunun kalıcılığını gün boyu sağlamak neredeyse imkansız hale gelebiliyor.




Bu yağı cildimiz ürettiği için bu sorundan tamamen kurtulmak mümkün olmasa da, en aza indirmek ya da bir kaç ufak püf noktayla üzerini kapatmak bizim elimizde.


Bunun için 4 basit adımımız var aslında...

1. Göz Kremi

Göz kremleri kırışıklıklaro önlemek ve yeterli nemi sağlamak adına genelde yoğun kıvama sahiptirler. Bu yoğun kıvamda gün içinde varolan yağlanmamızı arttırabilir. Bu sebeple göz kremlerini sabah yerine akşam yatmadan önce kullanmak gündüz yağlanmanızı azaltacaktır.

Aynı zamanda makyajdan önce ya da sabahları kullandığınız yüz nemlendiricilerinizi sürerken göz çevrenizden uzak durmanızda fayda vardır.

2. Temizlik

Sabahları kalktığınızda tüm gece vücudunuz üretiği yağlarla beraber gece yatmadan sürdüğünüz kremlerin etkisiyle cildinizde bir tabaka oluşur. Bu da göz kapaklarında aşırı yağlanmaya sebep olur, bu yüzden makyajımızı yapmadan önce yüzümüzü ve gözlerimizi uygun bir temizleyiciyle iyice yıkamanız gün içinde yağlanma riskinizi azaltacaktır.

3. Far Bazı

Bütün bu adımlardan sonra uygun bir far bazı kullanmanız hem yağlanmayı azaltacak hem de göz makyajınızın uzun süre dayanmasını sağlayacaktır.

Şu anda pek çok drug store da kesenize uygun pek çok markanın far bazı bulunmaktadır. Bunlardan birini tercih edebilirsiniz.






4. Pudra

Bu adımı ister far bazından sonra isterseniz de far bazı olmadan uygulayabilirsiniz. Tam etki için ikisini birlikte kullanmanızı tavsiye ederim.

Ancak far bazınız yok ise yüzüne uyguladığınız renkli ya da renksiz matlaştırıcı bir pudrayı göz kapaklarınıza uyguladığınızda, kesinlikle gün boyu yağlanma problemi yaşamayacağınıza emin olabilirsiniz.

Buradaki püf nokta pudrayı bol bol değil, ince bir tabaka halinde ve pudra süngerinizle ile göz kapağınıza iyice yedirerek uygulamanızdır. Eğer bundan fazlasını uygularsanız kalıntı yapacaktır .

Tüm bu adımladan sonra göz makyajınızı yapmaya başlayabilir ve gün boyu bozulmadığını keyifle gözlemleyebilirsiniz.

Keyifli makyajlar...


MÜKEMMEL KIRMIZI DUDAKLARA SAHİP OLUN


Mükemmel uygulanmış kırmızı bir rujun verdiği etkiyi verebilen başka bir makyaj hilesi var mı bilmiyorum. Ama benim için bu kadar çekici olabilen başka bir makyaj uygulaması yok.
Bu yüzden kırmızı ruj uygulamasıyla ilgili çokça mesai harcadım denebilir.

Kırmızı rujun mevsimi olmamakla beraber, bence en çok yakıştığı mevsim sonbahar ve kış aylarıdır. Bu yüzden sonbahar tüm hızıyla devam edip, kış yaklaşırken sizlere nasıl mükemmel kırızı dudaklara sahip olabileceğinizi anlatmak istiyorum. Kırmızı rujun mevsimi olmadığı gibi, aynı zamanda uymadığı herhangi bir cilt rengi, saç rengi vs. de yok. Sadece önemli olan kırmızının hangi tonunu kullandığınız. Bununla ilgili detaylı bir yazı yazıp daha sonra sizlerle paylaşacağım.



Öncelikle mükemmel kırmızı dudaklara sahip olmak için nelere ihtiyacımız var bir sıralayalım:
Dudak peelingi – Dudak Balm’ı – Kırmızı Dudak Kalemi – Kırmızı Lipstick

Burada spesifik markalar vermeyeceğim. Çünkü tüm adımları doğru uygularsanız, hangi ürünü kullanduğınız sonucu pek değiştirmez, sadece kalitesine bağlı olarak kalıcılığını parlaklığı vs. değiştirir. Bu yüzden marka seçimlerini genel olarak size bırakmakla beraber, kendi tercih ettiklerimi size belirteceğim.

Adım adım başlayalım.

ADIM 1
Önce dudağımızdaki ölü ve kurumuş derilerden kurtulmak için dudak peelingimizi kullanalım. Ben lush cosmetics in peeling ürünlerini kullanıyordum ancak bu marka Türkiye pazarından çekildiği için şu anda ürünlerini bulmak oldukça zor, bunun yerine alternatif olarak Body Shop peeling ürünlerini kullanabilirsiniz. Peelingi uygularkan dairesel harketlerle masaj yapmaya ve en az 1-2 dakika boyunca masaja devam etmeye dikkat etmeniz gerekir.

ADIM 2
Bu adımda ölü derilerden arınan cildimize kaybettiği nemi yeniden kazandırmamız gerek. Bu yüzden favori dudak bakım balm ınızı ya da nemlendiricinizi uygulayın. Benim tercihim L’occatine markası. Bugüne kadar daha iyisini denemedim. Ürünü incelemek için lütfen tıklayın. 

Bu adımda yapılan en büyük hata, dudaklarınız nemlendiriciyi emmeden bir sonraki adıma geçmek oluyor. Lütfen nemlendiricinizi uyguladıktan sonra en az 5 dakika (aslında cilt iyice emene kadar) bekleyin. Ve bu süre sonunda dudağınzdaki artık nemlendirici varsa lütfen bir peçete yardımıyla temizleyin.

ADIM 3
Sıra dudaklarımızı kalem yardımıyla çerçevelemeye geldi. Rujumuzun rengine uygun dudak kalemimizle dikkatlice, dudak kenarlarını taşırmadan çiziyoruz. Ben bu işlem için flormarın dudak kalemlerini kullanıyorum, fiyatları oldukça uygun ve kalıcı.

ADIM 4
Şimdi rujunuzu rahatça uygulayabilirsiniz. Kalemle çerçevelediğiniz dudaklarınızı taşırmadan içini doldurun.Rujunuzu fazla hafif yada çok bastırarak uygulamayın. Önce enine sonra dikine dokunuşlarla işlemi tamamlayın ve süper kırmızı dudaklarınız hazır...

ADIM 5 – Bonus Adım J
Eğer rujunuzun hem yoğunluğunu hem de kalıcılığını arttırmak istiyorsanız, Adım 4’ten sonra evde var olan pudranızı, pudra süngeri yardımıyla hafif hafif dudaklarınız iç kısmına uygulayın ve ondan sonra tekrar adım 4 ü tekrarlayın. Böylece dudaklarınınz daha pürüzsüz olacak ve rujunuz en az 2 saat daha fazla kalacaktır.

Ve kırmızı dudaklarınızla hazırsınız.

Kırmızdan vazgeçmeyin...


Keyifli günler...

Cilt Lekeleriyle Savaş 1

Güneşin zararlı etkileri, küresel ısınmayla beraber gittikçe artarken, cildimiz üzerindeki olumsuzlukları da bizlerin canını sıkmaya başladı.

Cilt lekerinizden şikayetçiyseniz öncelikle şunu söylemeliyim ki yalnız değilsiniz. Günümüzde artık her 3 kadından 1'i cilt lekeleriyle savaş vermekte. Özellikle 30 ve üzeri yaş grubuna geldiğimizde bu oran her 3 kişiden 2 kişiye kadar yükselmektedir.

Kozmetik dünyasında neredeyse çözümsüz bir mesele yoktur. Ancak bilmemiz gereken şey bazı cilt problemleri daha kolay çözümlenirken bazı cilt problemleri ise sabırlı ve istikrarlı bir bekleyiş gerektirebilir. Cilt lekeleri de bunlardan biri.

Yapmanız gerekenleri düzenli olarak yaptığınız taktirde şikayetleriniz ya tamamen yok olacak ya da yok denecek kadar az sayıya inecektir. Buna emin olabilirsiniz.



Cilt lekeleri derin ve birçok farklı sebepten oluşabileceği için bunu tek bir yazıda anlatmak oldukça zor ve faydasız olacaktır. Bu yüzden cilt lekeriyle ilgili bir dizi yazı yazmaya ve adım adım bu problemi anlamaya, anlatmaya ve çözmeye çalışacağız.

İlk yazımızda biraz cilt lekerinin basitçe nasıl oluştuğu, leke çeşitlerini, önlemek için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim.

Lekeler, cildimizdeki melanosit hücrelerinin salgılamış olduğu melanin adlı pigmentin cildimizde birikmesi sonucunda oluşur. Belli başlı sebepleri şunlardır; Uzun süre boyunca güneşe maruz kalmak ya da güneşlenmek, genetik yatkınlık, kullanılan bazı kimyasal maddeler ya da ilaçlar, hamilelik, kullanılan hormonal tabletler, doğumsal faktörler, yanlış cilt bakımı uygulamaları, akne, stres, yaşlılık ve menapoz.

Sebepleri farklı farklı olduğundan, sonucunda ortaya çıkan lekeler ve tedavi yöntemleri de farklı farklıdır.  Farklı sebeplerle oluşan leke çeşitlerini de özet olarak şu şekilde sıralayabiliriz;

  1.     ..   Güneşe bağlı oluşan cilt lekeleri
  2.        Melazma (klozma, hamilelik maskesi)
  3.            Fotoalerjik reaksiyonlar
  4.           Solar lentigo (yaşlılık lekeleri)
  5.          Yara iyileşmeleri sonrasında oluşan lekeler
  6.           Çiller



Çeşitler ne sebeple olursa olsun, temelde unutmamamız ve bilmemiz gereken en önemli faktör güneştir. Sebebi yada oluşumu neye bağlı olursa olsun, lekeyi tetikleyen, büyüten ya da iyileşmesini geciktiren tek şey de yine güneştir. 
Bu yüzden yazı serisine daha derin bilgilerle devam etmeden önce öğrenemeniz gerekn şey, yüzünüzü (şikayetiniz olmasa da mutlaka!) ve vücudunuzda lekelerden şikayet ettiğiz her bölgenizi YAZ-KIŞ mutlak surette güçlü bir anti UVA-UVB içeren bir güneş koruyucuyla korumak.

İnanın bu hepimizin bildiği ancak çok azımızın uyguladığı bu kaide lekelerle savaşta çok ama çok büyük bir adımdır. Eğer bunu alışkanlık haline getirebilirsek bundan 1 yıl sonra çıkabilecek bir lekeyi bugünden çoktan önlemiş olursnuz. Ya da var olan lekelerinizin cildinize daha da yerleşmesini ya da koyulaşmasını önlemiş olursunuz.

Aşağıdaki resme bakıp sonra altındaki kısa açıklamayı okuyun lütfen... Biraz da netleşebilir durum sizin için...





Amerika da yapılan bir deneyde 20 yıllık bir süreçte, tek yumurta ikizleri incelenmiştir. Genetik faktörleri aynı olan ikizlerden bir tanesi 20 yıl boyunca güneş kremi ile yüzünü korurken diğeri hiçbir koruma kremi kullanmamıştır. Resimde 61 yaşında olan ikizlerin ciltlerinin arasındaki fark inanılmaz. Ve bu sadece güneş kremi kullanıp kullanmama ile alakalıdır!

Bu yüzden lütfen bu alışkanlığı önemseyip önemsememeyi bir kez daha düşünün.

Bir sonraki yazıda çeşitli kremler ve tedavileri yazıyor olacağım.

Sevgiler...




En İyi Lazer Epilasyon Aletleri – Kullanıcı Yorumları

Merhabalar,

Herkese iyi haftalar dilemekle beraber, şunu gördüm ki artık  güzellik, kozmetik vs. Bloglarda okuyucular hemen sadede gelmemizi istiyorlar. Aslında bu konuda da kendilerine hak veriyorum çünkü o kadar çok blog yazarı ve o kadar çok araştırılacak yer varki, biz bloggerların gereksiz muhabbetleri artık büyük bir kesim için sevimli olmaktan çıktı ve laf kalabalığı olmaya başladı J

Bu yüzden bugünden itibaren artk az laf kalabalığı çok iş blog yazılarımla devam ediyor olacağım dedikten sonra konuya girelim.


Çağımızın kurtarıcısı lazer epilasyon. Hayatımıza getirdiği pratiklik ve kolaylık tarif edilemeyecek kadar büyük. Bunu lazer epilasyon yaptırıp sonuç almaya başlanılmasından itibaren herkes söyleyecektir.

Ancak bir de şansız olarak yanlış aletler ya da yanlış yerlerde lazere başlayıp lanet edenler var...

Siz de onlardan biri olmak istemiyorsanız buyrun başlayalım...

Kural 1: Lazer epilasyonda en iyi cihaz diye bir şey yoktur. Cilt tipine ve kıl yapınıza en uygun cihaz vardır. Bu yüzden mutlaka birden fazla cihazi olan ve herkese aynı lazer aletini kullanmayan merkezleri tercih ediniz.

Kural 2: Cihazın yeni ya da en son teknoloji olması önemli değildir, önemli olan bakımlarının düzenli yapılıyor olmasıdır. Yani 1 yıl önce alınan bir epilasyon aletinin sık sık bakımı yapılmıyorsa, bunun hiçbir önemi yoktur. 3 yıl önce alınan ancak bakımı düzenli yapılan, ampülleri düzenli değiştirilen bir cihaz çok daha verimlidir. Epilasyon merkezleri arasında fiyat farkları da bu bakımları düzenli yaptırıp yaptırmadıklarına göre değişir. Lütfen ucuza bulduğunuz merkezleri gitmeden önce araştırın ya da gittiğinizde bakım yapıldığına dair belglerini görmeyi isteyin. Şakaya gelmeyecek kadar ciddi bir konu bu unutmayın, cildinizde geri dönüşü olmayacak yanıklar oluşabilir.
 
Kural 3: İlk seanstan sonra mükemmel sonuçlar beklemeyin, genelde 3. Seanstan sonra tam anlamıyları sonuçları görmeye başlayacaksınız.

Kural 4: Lazer epilasyonu uygulayanlar genelde güzellik uzmanları oluyor. Ancak gittiğiniz merkezde en az bir doktor olmasına ve başlamadan önce bu doktorla mutlaka görüşmenizde fayda var.

Kural 5: Aklınızda hiçbir soru işareti kalmamalı. Bu yüzden başlamadan mutlaka bu soruları uzman birine sorun ve cevaplarından tatmin olana kadar da işleme başlamayın.

Kural 6: Artık yaz aylarında bile uygulanan epilasyon cihazlarıyla her mevsim güvenilir biçimde işlemler yapılabiliyor ancak epilasyona başlamak için en uygun mevsim sonbahardır.

Kural 7: En çok merak edilen soru ne kadar acı vermesiyle ilgili oluyor. Acı eşiği kişiden kişiye değiştiği için bunu tespit edebilmek çok zor. Bana sorarsanız çok fazla acı vermediğini söyleyebilirim. Ancak çok canı yanan tanıdıklarım bile buna değdiğini söylüyorlar... Bir ömür kıl tüy ağda vs. Uğraşmaktansa bu acıyı 5-6 seans çekip tamamen kurtulmak mükemmel bir opsiyon.

Aklınıza takılan tüm diğer sorularınızı yorumlarınızda sorabilirsiniz...

Keyifli günler.



2015 Sonbahar Trendleri

2015 yaz sezonu biter iken , 2015 – 2016 sonbahar kış sezonu bizleri yaklaşık bir ay sonunda kapıda beklemektedir . Yaz aylarının halen tadını çıkarıyor olsak da , sonbahar sezonununda trend olan giysileri , aksesuar ve ayakkabıları da merak ile beklenmektedir . Geçtiğimiz yaz sezonunda moda olan renkler yazın cıvıltısını ve de yazın havasını yansıtmakta iken , sonbahar sezonunda da sonbaharın renkleri evimizi karşılamaya ve de neşelendirmeye devam edecektir .




2015 sonbahar modası
2015-2016 Sonbahar-Kış







Sonbahar renkleri
2015 Sonbahar

Bu sezonda sonbaharın en tutkulu renklerinden biri olan yaprak sarısı karşımıza gelmektedir . Yaprak sarısının tutkulu ve de hazin duruşu sonbaharı bizler ile birlikte karşılamaktadır . Aynı şekilde sonbaharı simgeleyen renkler , genel anlamı ile de durgun renkler olmaktadır . Bu renkler sarı , yeşil , kahverengi , krem , süt kahvesi , turuncu , bordo gibi renkler giysilerde ve de aksesuarlarda da can bularak bu sezonun en moda renkleri haline gelecektir .








Yeni sezon sonbahar trendleri arasında dolgu topuklu çizmeler , bağcıklı çizmeler de dikkat çekeceği gibi aynı zamanda da bordo rugan ayakkabılar da yeni sezon sonbahar trendleri arasında yer almaktadır . Sonbahar kış sezonunda aynı zamanda başta sarı rengi hakim olmak üzere de rengarenk yağmurluklar da bu sonbaharın trendleri arasında yer alacağa benzemektedir.



2015 Sonbahar Ayakkabı













Doğal (Natural) Makyaj Sırları


Jennifer Lopez 'den Kim Kardashian'a kadar bütün kırmızı halı ünlüleri bugünlerde doğal makyaj yapıyorlar. Özellikle bu yaz sıcağıda yoğun makyajla ne cildimizi ne de kendimizi yormaya değmez. Son günlerin modası olan naturel makyaj hakkında bilmek istediğin her şey bu yazıda...



Kendi doğal renklerini bul
Herkesin cilt tonu birbirinden farklı. Bu yüzden kendi cilt tonuna göre, hangi doğal renkleri kullanacağına karar vermelisin. Eğer solgun bir cilt rengin varsa, şeftali tonlarını veya açık pembe tonlarını tercih edebilirsin, böylece cildin daha taze ve genç görünecektir. Eğer buğday tenliysen, krem veya bej tonları cildinize daha yakışacaktır.

Makyaj Bazı
Eğer cildini, makyajdan önce temizlemezsen, yapacağın makyaj cildinde uzun süre durmayacaktır. Bu yüzden öncelikle, cildini iyice temizlemen gerekiyor. Daha sonra, makyaj bazınızı burnuna alnına, çenene ve yanaklarına uygula, böylece gözeneklerin ve çizgilerin kapanacağından, cildin çok daha taze ve genç duracaktır.

Teknik
Yüzünün ortasından başlayarak, fondöteni veya bb kremini parmaklarınla yaymaya başlayabilirsin. Tavsiye ettiğim BB kremle ilgili detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsin. En iyi En son saç diplerine kadar ilerleyip, bu işlemi düz fondöten fırçası ile bitirmelisin. Böylece yüzünde parmak izlerin görünmemiş olur. Ayrıca cildinin parlamaması için bazı ipuçlarına ihtiyacın varsa, detaylı bilgi için tıklayabilirsin.

Daha sonra yanaklarına krem allık uygulamalısın, krem allıklar her zaman toz allığa göre daha doğal duruyor. Son olarak, transparan pudranı bütün yüzüne uygulayıp, makyajını sabitleyebilirsin.

Gözlerine şampanya rengi farla doğal bir görüntü oluşturmalısın. Yumuşak uçlu bir göz kalemi ile kirpik diplerini belirginleştirip, iki kat siyah maskaranı da sürebilirsin. Böylece gözlerinde doğal bir görüntü elde edebilirsin.

Son olarak dudak renginde bir rujla doğal tonlarındaki makyajını bitirebilirsin. Ya da hiçbir renklendirici ürün kullanmadan renksiz bir dudak parlatıcısı kullanmayı tercih edebilirsin.

Bol neşeli günler...


Yağlı Ciltler için En İyi Bronzlaştırıcı Yağ

Evet yaz geldi, planlar yapıldı bizleri de bir bronzlaşma telaşı sardı.

Hepimiz biliyoruz ki bronz bir ten her zaman daha güzel durur, açık renk kıyafetlerle süper olur, bazı rahatsız edici cilt kusurlarını kapatarak daha pürüzsüz bir ten görüntüsü verir. Böylece hepimiz bronz bir tenle daha mutlu oluruz.

Ancak çalışma hayatı ya da ekonomilk sebeplerler yüzünden bir çoğumuzun tatil günler belki birkaç hafta ya da birkaç günle sınırlıdır. Bu sınırlı günde zarar görmeden güneşten en yüksek verimi alarak bronzlaşmak ise hepimizin temel hedeflerindendir...:)






Kısa bir sürede yoğun ve kalıcı bronzluk hayal edenler için, hepsi denenmiş olan 3 ürün sıralayacağım şimdi sizlere. Her ürünün kendi özelliklerine ve kullananlara göre değişebilen avantaj ve dezavantajları var. Bunları paylaşıyor olacağım, ancak vereceğim sıralama tamamen şahsıma ait olup, gerçek deneyimlerime dayanmaktadır, hadi başlayalım

              1. Garnier Intense Bronzlaştırıcı Yağ

Bugüne kadar en çok verim aldığım bronzlaştırıcı yağ bu. Çok kısa süerede kızarmadan ve haşlanmadan kahverengi bronz bir tene bu yağ ile ulaşabilirsiniz. Ben buğday tenli biri olarak 2 günde çikolata kahve rengini elde ediyorum. Daha beyaz tenliler için ise bu süre 3 günü geçmeyecektir. Kesinlikle ciltte kırmızı bir görüntü yaratmıyor.
Alırken dikkat etmeniz gereken bir unsur şişede mutlaka INTENSE yazması. Aynı yağın normal olanı da var ancak bu yoğun bronzluk veren bir yağ. Piyasa fiyatı 20-25 TL arasında değişiyor.             

Garnier Intense Bronzing
Gariner            
    

    2. Hawaiian Tropic Dark Bronzlaştırıcı

İkinci sırada son yıllardır popülerliği hızla yayılan hawaiian marka bronzlaştırıcı mevcut. Bu da hemen hemen garnierle aynı sonuçları veriyor. Ancak sevmediğim yanı vücutta kolay emilmemesi ve aşırı yağlı olması, kimi zaman ciltte ufak noktalar şeklinde sivilcelenmelere sebep oldu bende. Bu yüzden yağlı ya da sivilceye eğilimi olan ciltlere bunu kullanmalarını önermezken, kuru cilde sahip olanların bu ürünü kullanması tam isabet olabilir. Piyasa fiyatı 25-35 TL arası değişmektedir. Ancak heryerde bulamayabilirsiniz. Şimdiden almak için tıklayın.
Hawaiian Intense Bronzing Oil
Hawaiian Tropic



     3. Eda Taşpınar Yoğun Bronzlaştırıcı Yağ

Eda Taşpınar Tanning Oil
Eda Taşpınar Bronzlaştırıcı

İlk çıktığında büyük merakle ve büyük beklentilerle aldığım bir üründü. Ancak bende beklenen etkiyi yaratmadı açıkcası, önceki iki üründen çok da farkı yok klasman olarak. Ve diğer iki marka bu markaya göre daha eski ve bilindik olduğu için ancak 3. Sırayı alabidi. Yağ yapısı olarak hawaiian kadar yoğun değil, bu yüzden yağlı ciltler de dilediği gibi kullanabiliri ancak yine de yüz kısmına sürmenizi tavsiye etmem.  Eda taşpınar bronzluğuna ulaşmanız için ise tıpkı onun gibi 3 ay tatil yapıp güneşlenmeniz gerek, kısa sürede mucize bekliyorsanız bu ürün size göre değil.  Piyasa fiyatı 40-50 TL arasında değişmektedir.





Fiyat-fayda analizine göre yaptığım bir sıralamanın daha sonuna geldik. Buradan deneyimlerime ve kendi bütçenize uygunluğuna göre dilediğiniz ürünü seçebilirsiniz.

Şimdiden iyi tatiller, çikolata tadında bronzluklar dilerimmm.. xoxo....


Bavul Hazırlamanın Püf Noktaları


Yaz ayı tatil ayıdır. Yaz aylarına girdiğimiz şu günlerde hepimizi tatil heyecanı sarmış durumda. Hayaller kuruluyor, araştırmalar alışveriler planlar yapılıyor derken bir bakmışsınız tatil kapınıza gelmiş.

Sonra tabiki tatil için hazırlanma telaşı sarıyor dört bir tarafımızı. Bavul hazırlamanın püf noktalarını bilmiyorsanız eğer bu olay çoğu zaman işkenceye dönebiliyor. Gardırobunuzun karşısında geçtiğiniz zaman karar veremiyor ve bütün kıyafetlerinizi tatilde yanınızda taşımak istiyorsunuz değil mi? Sonra bir bakmışsınız 1 haftalık tatile 1 aylık yetecek kadar giyecek dolmuş bavulda. 1 bavul 2 bavul 1 çanta 1 el bagajı derken, iş tamamen çığrından çıkıyor.

bavul nasıl hazırlanır
Bavul hazırlarken nelere dikkat etmeliyiz?
Bu durumda hem yanımıza optimum düzeyde ihtiyaçlarımızı karşılayacak giyecek almak hem de tek bavulla gitmek isteyenlere şimdi tatil için bavul hazırlamanın püf noktalarını sıralıyor olacağım. İşte başlıyoruz.
  • Öncelikle ilk işimiz daima bir liste hazırlamak olmalıdır. Liste hem giderken hem de dönerken yanımıza almamız ve unutmamamız gereken şeyleri bize hatırlatacaktır. Listeyi yapmaya en az bir hafta öncesinden başlarsanız çok iyi olur. Bu süre içinde aklınıza geldikçe listenize yeni şeyler ekleyebilirsiniz.
  • Liste için bir kaç önemli ipucu vermem gerekirse listede yazması gereken en önemli bazı şeyler şunlar; elektronik aletlerinizin şarj aletleri, havanın serin olabilme ihtimaline karşı birkaç kalın kıyafet, tırnak kırılmaları ve diğer acil durumlar için manikür setiniz, bunlar genelde unutulan kritik eşyalar.
    İlaç çantanızı sakın unutmayın!

  •   Kıyafet seçimlerinizi yaparken mutlaka önceden deneyerek ya da bildiğiniz emin olduğunuz kombinlerden yana tercihinizi kullanarak karar verin. Eğer elbise ve tulum gibi tek parça kıyafetler kullanıyorsanız ve seviyorsanız, çoğunu bunlardan tercih edin böylece bavulda hem az yer kaplarlar hem de kombinleme derdinden sizi kurtarırlar. Ancak bunları tercih etmiyorsanız da size önerim üst kıyafetleri çoğunlukta tutup alt kıyafetlerinizi  sınırlı sayıda tutmanız olacaktır. Mesela bir mini etek aldınız yanınıza onun üstüne 3 farklı bluz yada ne dilerseniz üst bir parça alırsanız en azından 2-3 gün bunu kullanabilirsiniz. Çünkü genelde kendini gösteren ve kıyafeti gösteren şey üst parçalarımızdır.
  • Ayakkabı seçimlerinde de mutlaka daha önce kullandığımız ve rahat olan ayaklarımızı vurmayan ayakkabı tercihleri yapmalıyız çünkü tatilimiz mahfolmuş ayaklarla birden kabusa dönebilir. Eğer yeni bir ayakkabı aldıysak da mutlaka evde bile olsa denemeli ve kullanmalıyız.
  •  Bunun dışında yanımıza almayı unutmamamız gereken diğer önemli malzemeler ise kişisel bakım ürünlerimiz. Her türlü şampuan, saç kremi, cilt temizleme ve cilt bakım ürünleri, diş fırçamız, oje, aseton, güneş ve güneş  sonrası kremlerimiz vs. Orada ihtiyaç duyup duymama oranımıza göre bu listeler değiştirilebilir.
Tatilde güzelliğinize güzellik katın!
  •  Belkide en önemlisi ile önceden hazırlayacağımız ilaç çantamız. Buraya ihtiyaç duyabileceğimiz ilaçlardan bir miktar ekleyip yanımıza almalıyız. Ağrı kesiciler, soğuk algınlığı ilaçları, yanık, kesik, yara krem ve merhemleri, mide bulantısı ilaçları ilk aklıma gelenler. Siz de kendi hassasiyetlerinize göre alacağınız ilaç türlerini genişletip, değiştirebilirsiniz.

Bu görüntüler artık geride kaldı :)


İşte sizler için hazırladığım bavul hazırlamanın püf noktalarından birkaç süper öneri.
Şimdiden iyi tatiller... (:

EN DAYANIKLI OJE- EN KALICI OJE



Parfümerilerin ve kozmetik dükkanlarının her bir yanı rengarenk ojelerde dolmaya başladı bile. Kimisinin oje alırken dikkat ettiği husus renk çeşitliliği olurken kimisinin dikkat ettiği husus ise dayanıklılığı oluyor. Benim her zaman ön planda tuttuğum şey ise bir ojenin dayanıklılığı. Bu yüzden en dayanıklı ojeyi ve en dayanıklı oje markasını bulmak adına uzun süre pek çok farklı ojeler denedim.

en dayanıklı oje




Belki 15’den fazla farklı oje markasıyla ilgili farklı ve enteresan tespitlerim oldu ancak bunların hepsini burada yazmam mümkün olmadığı için sizlere bir kaç seçim yaptım.  Seçimimi yaparken dikkat ettiğim şey en çok bilinen markalar olması, herkesin her yerde kolayca bulabileceği markalar olması ve fiyat skalalarının aynı düzeyde olması. Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde aklımda bir sıralama oluştu ve bu sıralamayı büyük bir zevkle sizlerle paylaşıyorum.
En kötüden en iyiye doğru gidelim istiyorum.

Malesef en dayanıklı oje markası sıralamasında sonuncu sırayı Flormar alıyor. Piyasada bu kadar çok yaygın olmasına ve renk çeşitliliğin fazla olmasının yanısıra, konu dayanıklılığa gelince malesef flormar sınıfta kalıyorL Koyu renk ojeler ve kırmızı tonlar neredeyse 24 saat bile dayanmadan tırnak uçlarından sökülmeye başlıyor. Bu yüzden flormarın hiçbir serisini dayanıklılık arayanlara tavsiye etmiyorum.
Son Sırada Flormar Var


İkinci sırada ise Golden Rose var. Türkiye’de oje olarak çok tutulmasa da golden rose avrupa oje üreticileri sırlamasında ilk 3 te yer alıyor. Golden rose un farklı serileri mevcut. Bu serilerin bazıları çok dayanıklı olmalarının yanında bazıları ise hiç dayanıklı değil. Bu yüzden en dayanıklı oje markası sıralamasında ikinci sırayı yer alıyor. En başarılı serisi Golden Rose Rich Colour serisi iken en dayanıksız serisi ise GR Wow! Nail Color serisi.

en dayanıklı oje
ikinci sırada GR Rich Color


 En dayanıklı oje listemizde ilk sırayı ise Pastel alıyor. Pastel gerçekten en çabuk yıpranan koyu renk ojelerde bile 3-4 gün süren kalıcılığı ile göz dolduruyor. Yoğun bir kıvamı var ancak buna rağmen sürmesi ve uygulaması oldukça kolay. Üstelik çoğu renkte daha ilk katında istediğiniz rengi elde edebiliyorsunuz. Benim genelde tercihim ilk katı sürüp onu 24 saat kullanmak ve ardından ikinci gün ikinci katı uygulamak. Böylelikle kalıcılığını 5 güne kadar uzatabiliyorsunuz. En kalıcı oje pastel diyorumJ fiyatları ise flormardan yanlızca 1,5 – 2 TL kadar kadar fazla, golden rose ürünlerinden de maximum  1 TL kadar fazla. Ancak buna fazlasıyla değer.


en dayanıklı oje
En Dayanıklı Ojemiz Pastel


Eğer daha farklı bir klasmanda bir oje tercihiniz var ise o zaman da tek kelimeyle Sally Hansen diyorum. Sally ürünleride gerçekten kalıcığı ile göz dolduruyor. Ancak renk skalası o kadar geniş değil. Bu yüzden temel renkleri bu markadan diğer ara renkleri de Pastel den tercih edebilirsiniz. Sally Hansen oje fiyatları ise 15-20 TL arasında değişiyor.

Tecrübelerime dayanarak seçeneklerimi belirledim. Tercih sizlerin.

Peki sizlerin en beğendiği oje markası hangisi?


Yorumlarınızı bekliyorum...

En Ucuz Rujlar, En Kaliteli Rujlar


Merhabalar... Bugün makyajımızın vazgeçilmezi, son rütuj dediğimiz yüzümüzün rengi olan rujlar hakkında konuşalım istiyorum.

Eminimki biz makyaj severler olarak, hepimiz renk renk, çeşit çeşit ruja sahibiz. Her gün değişen modumuza, kıyafetimize ve mevsime göre değiştirip değiştirip sürüyoruz rujlarımızı. Rujda renkten başka en önemli aradğımız özellik ise kalıcı olması. Hele de benim gibi dudaklarınızı yemeye, kemirmeye meraklıysanız... J

Artık 24 saate kadar kalıcı olan rujları heryerde bulmak mümkün bunda pek zorlanmıyoruz. Ancak kimisi çok pahalı bütçelerin çok üstünde, kimiside ucuz ancak istenen performansı vermiyor. Bu yüzden bugün sizlere fiyat ve performans açısından en etkili bulduğum bir ruj markasını tanıtmak istiyorum. 

Türkiyede daha yeni sayılan ancak yurt dışında uzun yıllardır bulunan bir marka. Evet markamız Essence.

Almanya’dan ithal edilen Essence ürünlerinü bugün Türkiye’nin hemen her yerinde kolayca bulmak mümkün. Tüm kozmetik ürünleri satan yerlerde mutlaka essence markalı bir ürüne rastlarsınız ancak en çok çeşidi bulabileceğiniz yerler Gratis, Watsons ve Rossman. 

Markadan biraz daha bahsetmem gerekirse 2012 yılında Avrupa’nın en iyi kozmetik üreticisi seçilmiş bir marka ve en güzel özelliklerinden biri de markanın hayvanlar üzerinde test yapmaması ve markanın çalıştığı diğer tedarikçilerinde hayvanlar üzerinde test yapmıyor olmasına dikkat etmesi.

Markadan bu kadar bahsettikten sonra gel gelelim asıl konumuza, markanın rujlarına... Tesadüf eseri bu markanın rujlarını keşfettim ve inanılmaz sonuçlar aldım.

Yılın modası mat rujların lipstick hallerine bayılacaksınız. Yıl boyunca severek kullandığımız mat rujlar artık sürülmesi daha kolay ve daha kalıcı haliyle essence ile karşımızda. Hem kullanım kolaylığıyla hem de bu koyu pembe tonuyla kalbimi çalan bu ruju herkese tavsiye ederim. Bu lipgloss için tavsiye edilen satış fiyatı 4.95 TL ancak piyasada 6-8 TL arası değişen fiyatlara bulabilirsiniz. Bu fiyata bu kaliteyi başka bir markada bulmanız inanın neredeyse imkansız. 

Essence XXXL Nude Lipgloss

Sırada ise süper matlık ve kalıcılığı ile bir başka essence serisi olan uzun süre dayanıklı rujlardan bahsediyorum. Bunlardan dileyen parlak serisini (solda altta) dileyen de mat serisini (sağ altta) kullanabilir. Her ikisindende memnun kalacağınızın garantisi bende. Aksi takdire ben burdayım beni bulunn:) Bu seri için tavsiye edilen satış fiyatı 8.5 TL. Piyasada fiyatlar 10 TL'ye kadar çıkabiliyor. 


                                       

Bu kalitede bu fiyatta rujlar Essencede bayanlar. 
Mutlaka deneyin. 





Yağlı Cildin Parlaması Nasıl Önlenir?

Cildiniz Parlamasın...

Sevgili yağlı cilt muzdaripleri, merhabalar...

Sizleri burada görmekten epeyce mutluluk duyuyorum. Eğer siz bu satıları okuyorsanız doğru hedef kitleme ulaşmışım demektir J

Öncelikle şunu söylemeliyim ki bir yağlı cilt sahibi insanını ancak ve ancak başka bir yağlı cilt sahibi insan anlayabilir o yüzden doğru yerdesiniz.

Sabah kalktınız, yüzünüzü yıkadınız, kuruladınız, hiçbir sorun yok cildiniz gayet gergin ve sakin gözüküyor, mutlusunuz. Rahatça makyajınızı yapabilmeniz için hiçbir engel yok. Hatta diğer cilt tiplerine göre oldukça da şanslısınız. Cildiniz yağlı olduğu için makyaj yaparken hiç zorlanmıyorsunuz. Pul pul olma dökülme gibi problemleriniz yok. Çoğu zaman makyajınızın altına nemlendirici sürmek zorunda bile kalmıyorsunuz. Makyaj malzemeleri cildinizde kolayca tutunabiliyor ve emiliyor. Buraya kadar yağlı ciltler için herşey yolunda. Asıl problemlerimiz makyajımızdan birkaç saat sonra ortaya çıkıyor. Özellikle burun, alın, çene ve göz kapaklarımızın üstündeki yağlanmalar ve parlak görünüm saatler ilerledikçe can sıkıcı bir hal almaya başlıyor.

Bu parlamaları ve rahatsızlık verici görüntüleri önleyebilmek için birkaç püf noktası paylaşmak istiyorum.

Sabunla yıkamaya son. İlk ve en temel kural yüzün sabunla yıkanmaması. Bu genelde doğru bilinen bir yanlıştır. Sabun ilk etapta ciltteki yağı alır ve kuru bir görünüm verir. Ancak ilerleyen saatlerde fazla yağlanmayı tetikleyerek parlak bir görünüme sebebiyet verebilir bu yüzden eğer özel bir ürün kullanmıyorsanız yüzünüzü makyajdan önce sadece su ile yıkamanız yeterli olacaktır.

Su bazlı fondöten. Fondöten seçimi ikinci önemli noktamız. Mutlaka su bazlı fondöten kullanmanız gerekmektedir. Bunun için makyaj malzemesi satan yerlerdeki görevli arkadaşlardan yardım alabilirsiniz. Fiyat konusunda endişelenmeyin en uygun markaların bile su bazlı fondötenleri bulunmaktadır. Burada bir dipnot açmak istiyorum. Bazı markalar mat fondöten serileri mevcut. Bunlar aslında yağlı ciltler için en etkili fondötenler. Benim size tavsiye edebileceğim Flormat Mat Touch Foundation serisi. Piyasa fiyatı da oldukça uygun 25TL-30TL arasında değişiyor. Yağlanma, parlama ya da siyah nokta oluşumu yapmıyor.


Flormar Fondöten
Flormar Mat Touch Foundation


Transparan pudra. Ben garanticiyim diyenler için uygun fondöten seçiminden sonra transparan pudra ya da normal pudra kullanımı da yağlanmayı yavaşlatarak engellemize yardımcı olacaktır.

Bu 3 basit adımı uygulayarak gün içinde cildinizdeki parlamayı durdurabilirsiniz. Denemesi ve tavsiye etmesi benden, uygulaması sizden. Keyifli makyajlar...


Lütfen önerilerinizi paylaşın.
Blogger tarafından desteklenmektedir.