bakim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bakim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cilt Lekeleriyle Savaş 3 – Dermalogica C-12 Pure Bright Serum


Bugünkü yazımda daha inatçı cilt lekeleriyle savaşıyoruz...

Yıllardır cildinizde yer edinen, rengi koyu olan ve açılmak bilmeyen, naptıysanız vedalaşamadığınız lekelerinizden kurtulmaya hazırsanız başlayabiliriz.

Bu uğurda onlarca ürün eskitmiş ve denemiş biri olarak size benim best of ürünümü söylemek istiyorum. Dermalogica C-12 Pure Bright Serum.



Önce biraz dermalogicadan bahsetmek istiyiorum. Eminim aranızda bu markayı çok iyi tanıyanlar vardır.. Tabii sadece adını duyanlar ya da hiç duymayanlar da vardır. 

Bu markanın benim için yeri ve önemi ayrı. Yaklaşık 7 yıldır  değişik ürünlerini kullanıyorum. Memnun kalmadığım tek bir ürünü bile yok, her zaman beklediğimden bile daha fazlasını verdi bu marka. Bunun altında yatan birkaç sebep var, bu yüzden kısaca hemen birkaç bilgi vermek istiyorum.

                  - Dermalogica ABD’de 1986 yılında kuruluyor. Bu yüzden oldukça köklü ve alanında kendini ispatlamış bir firma.
·                         -  Tüm üretimlerini ABD’de gerçekleştiriyorlar. (Diğer bazı markalar gibi asyada üretim yapılmıyor)
·                        -     Hiçbir zaman hayvanlar üzerinde deney yapmıyorlar.
·                        -      Her türlü cilt tipine ve problemine karşı çözümleri mevcut.
·                        -    Tedaviniz için bakım seti almak zorunda değilsiniz.(Yıkama                 jeli+tonik+nemlendirici+maske+...).   Birçok marka ürün satmak için bu setleri yapıyor ve tedavinizin ancak tüm seti kullanarak sonuçlanacağını söyleyerek aslında ihtiyacınız olmayan pek çok ürün satıyor size ama dermalogicadan sonuca odaklı tek bir ürünü alıp çıkabilir ve sonuç alabilirsiniz.

Gelelim lekelerimizi iyileştirecek mucize ürünümüze... Dermalogica C-12 Pure Bright Serum.




Ürün gerçekten anlatıldığı gibi mucize bir ürün. Piyasada 400 TL ve civarında satılmaktadır. Fiyat gözünüzü korkutmasın çünkü ürün 1 yıl kadar kullanılabilir. Serum formunda olduğu için çok küçük miktarlarda kullanılmaktadır. Yılda 2-3 ürün alıp denemeniz ya da kullanmanız size daha pahalıya patlayacaktır.




Bu ürünü gözüm kapalı tüm yakınlarıma ve sevdiklerime tavsiye ettim.
Muhteşem geri dönüşler aldığım için burada gönül rahatlığı ile paylaşıyorum.







Lütfen sizde geri bildirimlerinizi veya görüşlerinizi benimle paylaşın...


Güzel günler dilerim...

Cilt Lekeleriyle Savaş 2 – En Etkili Bitkisel Çözümler


Cilt lekeleri hakkındaki bir önceki yazımda, lekelerle tanışmış, neden oluştuklarına dair bilgiler vermiş ve oluşmalarını nasıl önleyebileceğimiz hakkında birkaç ipucundan bahsetmiştik. Güneş koruyucuların önemini tekrar tekrar vurgulamıştık. Daha fazlası için tıklayın.

Bugün ise cildimizde oluşmuş olan cilt lekerine doğal çözümler arayacağız.

Öncelikle bilmeniz gereken şey; doğal yollarla ve bitkisel çözümlerle malesef ki var olan lekelerimizi tamamen yok edemiyoruz.

Ancak koyu renkli olan lekelerin rengini oldukça açabilir, yeni oluşmaya başlamış olanları ise daha başından engelleyerek büyümelerini önleyebiliriz.


İnternette bununla ilgili bolca maskeye ve tarife rastlayabilirsiniz. Ben size bunlardan denediğimi ve en beğendiğmi sunacağım. Sonuç almadığım diğer tariflerden ise biraz bahsederek tercihi size bırakacağım.

Tarifimiz için malzemeler şu şekilde...
1 çay kaşığı karbonat
3 damla limon suyu
1 kaşık yoğurt
1 çay kaşığı zeytin yağı

Malzemelerin hepsini bir kaba koyarak birbirlerine geçtiğinden emin olana kadar karıştırın. Bu karışımı göz ve dudak bölgenize değmeyecek şekilde yüzünüze sürün. Kuruyana kadar bekleyin. Kuruduktan sonra 10 dakika daha bekldikten sonra, elinizle ovalayarak ve ardından soğuk su ile durulayarak temizleyin. Lekelerin sıklığına ve koyuluğuna göre haftada 1 veya 2 kere uygulayabilirsiniz. 
Oldukça kuvvetli bir maske olduğu için haftada 2 kereden fazla yapmanız cildinizi tahrip edebilir.

Bu maskeyi haftada 2 kez 1 ay boyunca denedim ve sonuçları gerçekten gözle görünür biçimde açıktı. Ancak lekeler zamanla açıldığı için ve gözümüz alıştığı için bunu farkedemiyor olabilirsiniz.
Bu sebeple birkaç lekenizin uygulamaya başlamadan önce gün ışığında resmini çekmenizi tavsiye ediyorum. 1 ay sonra yine aynı lekelerin aynı ışıkla resmini çektiğinizde farkı açık olarak görebilirsiniz.

Bunun dışında yine internetten bulduğum, denediğim ve sonuç alamadığım 3 ayrı maske daha var. Maskeleri tek tek paylaşmayacağım ancak bu 3 maskenin temel içerdiği maddelerden bahsedeceğim. 1 tanesi gül suyu, 1 tanesi sirke ve 1 tanesi de salatalık içerikliydi. Bunları da uzun süreler denedim ve hiçbir sonuç alamadım ne yazik ki.

Bir sonraki yazımda doğal yollarla çözüm alınamayan lekeler için bazı derma-kozmetik ürünlerden ve diğer çözümlerden bahsediyor olacağım.

Keyifli günler...




Cildinizi Nemlendirin Kiehl's Ultra Facial Cream

Kış yaklaşırken cildimizi ve dudaklarımızı bir kuruma telaşı sarar.

Her kış bu kuruluk ve çatlaklara sert bir mücadeleye gireriz. Bu mücadelede en büyük destekçilerimiz tabii ki kozmetik ürünler.

Son yıllarda tüm uzmanların ve doktorların sölediği gibi ciltteki tüm kötülüklerin anası nemsizlik. Kırışıklık, kuruma, dökülme, pullanma, hatta sivilce ve fazla yağlanmanın sebebi bile yeteri kadar nemlendirilmeyen cilttir. Bu yüzden bu kış başlamadan silahlarımızı kuşanalım istedim.

Uzun zamandır uzaktan takip ettiğim ve kullanan arkadaşlarımdan aldığım tavsiyelerle Kiehl’s ürünlerine karşı bir sempatim gelişti. Bu yüzden bugün tanıtacağım ürün Kiehl's Ultra Facial Cream.
Kiehl's Ultra Facial Krem
Kiehl's Ultra Facial Cream



Ben bir ürünü incelemeden ya da karar vermeden önce ilk yaptığım iş üretici firmayı araştırmak olur. Bu yüzden sizlere de önce Kiehl’s hakkında kısa bir bilgilendirme geçeyim...










Daha detaylı bilgi için buraya tıklayıp, markanın kendi sitesini özgürce inceleyebilirsiniz.

Gelelim ürünümüze...

Kiehl's Ultra Facial Cream :

Özellikle kış aylarında kullanabileceğiniz iyi ürünlerden bir tanesi. Uzun süreli nemlendirme özelliği var. Sabah ve akşam kullandım. Yüzüm yumuşacık oldu. Ayrıca sivilcelenme de yapmadı.Özellikle kışın cildim extra nemlendirilme istiyor sanki susuz kalmış gibi. Fazla gerilip kuruyor ve zaman zaman acıyor kuruluktan Kiehl's markasının bu kremi çok iyi geldi. Azıcık ürün tüm yüzü nemlendirmeye yetiyor.




Eğer cildim yağllı yada yağlanmaya müsait diyorsanız aynı ürününün yağlı ciltler için olanı da mevcut. Fiyat ya da içerik olarak farkları yok sadece bu ürün ciltte eksta yağlanma ya da parlama yapmıyor. Resmi ve detayları alt tarafta görebilirsiniz. 




Her iki ürün de ciltte hiçbir sivilce ya da siyah noktaya sebebiyet vermez. 

Ürünleri satın almak ya da daha fazla bilgi edinmek için tıklayın. Firma kargo için ekstra ücret talep etmiyor ve mağaza fiyatlarıyla tamamen aynı, ayrıca internet siparişlerinde diğer ürünlerinden 1 ya da 2 adet tester ürün de gönderiyorlar.

Keyifli alışverişler...






Sağlıklı Bronzlaşmak Mümkün Mü?



Herkesin tatile çıkıp, deniz,  güneş, sahil ve çılgın tatil fotoğrafları çekip bütün sosyal medya mecralarında paylaşma zamanı geldi.  Tatil alışverişleri, otel araştırmaları planlar progamlar tatil öncesinin en zevkli anları.
Bu yaz tatille ilgili pek çok yazı yazıcam. Bugünkü de onlardan bir tanesi.  Güneşten  nası korunacağız, sağlıklı bronzlaşmak mümkün mü, haşlanmadan bronz bir tene nasıl sahip olabilirsiniz vb. Gibi sorulara cevap arayacağız.






Bronz tenin tüm bayanlara yakıştığı, bazı kusurları kapattığı ve güzelliğimize güzellik kattığı doğru.  Ancak son zamanlara güneşin zararlı ışınları ve kanser yapıcı etkisiyle ilgili çıkan haberler biz tatilseverlerin canını sıkmış durumda. Sağlık mı güzellik mi sorusu hepimizin kafasını karıştırmış durumda. Peki hem sağlıklı kalıp kanserden korunup hem de bronzlaşmak mümkün mü?

Tabi mümkün...

Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyorki, vücudumuzun en önemli ihtiyaçlarında biri D vitamini ve en güçlü D vitamini kaynağı ise GÜNEŞ! Uzmanlara ve dünya sağlık örgütüne göre günde en az 15 dk cildimize hiçbir koruma faktörü ya da herhangi bir krem sürmeden, güneşta kalmamız gerekiyor. Öncelikle bunu unutmamamız gerekiyor. Çünkü D vitamini kemik ve hücre sağlığı için olmazsa olmaz bir vitamindir.              
Ancak kırk dakikadan sonra güneşin kanser yapıcı zararlı ışınları cildimize işlemeye başlayacaktır. Bundan korunmak için de mutlaka güneş koruması (faktör) içeren bir güneş kremi kullanmamız şart.



Buradaki yanlış algı güneş koruması kullanırsak bronzlaşmanın olmayacağı algısıdır. Pek çoğumuz tenimiz yanmayacak diye güneş faktörlü ürünler kullanmayız. Bu yanlış bir bilgidir. Çünkü faktörler yalnızca zararlı UVA ve UVB ışınlarının cilde işlemesini önler ancak bronzlaşmayı durdurmaz. Sadece biraz geciktirir. Bu gecikmenin süre olarak ne kadar olacağını anlamak ise çok kolay.



Ürünlerin üzerindeki SPF 15, SPF 30, SPF 50 gibi rakamlar aslında çoğumuza korumanın yüksek ya da az olmasından başka birşey ifade etmiyor. Ancak bunlar aynı zamanda bronzlaşmanın ne kadar süreceği hakkında bizlere bilgi veriyor. Örnek olarak eğer sizin teniniz hiçbir koruyucu ya da krem kullanmadan 10 dakikada bronzlaşmaya ya da kızarmaya başlıyorsa ve eğer SPF 15 koruma faktörlü bir krem kullanırsan bu süre 15 dk daha uzayacaktır. Yani 10+15=25 dakikada bronzlaşırsınız. Yani normal bronzlaşma sürenizi üzerine koruma faktörü kadar dakika ekleyip bu koruyucularla ne kadar daha uzun süre güneşte kalmanız gerektiğini hesaplayabilirsiniz. Sonuç ise hiçbir şey kullanmadan ulaşacağınız bronzlukla yüzde yüz aynı olacak ve aynı zamanda sağlığınızı korumuş olacaksınız.


Günümüzde kanser görülme oranı hızla artarken ben herkese güneşte biraz daha fazla vakit geçirip mutlaka koruyu faktörlele bronzlaşmasını öneriyorum .

Keyifli tatiller....


En İyi Goz Makyaj Temizleyicisi - Neutrogena Göz Makyaj Temizleyicisi


Günaydınlar... Herkes için mutlu ve çabuk geçen sendromsuz bir pazartesi ve hafta diliyorum. 

Haftasonu bol bol makyaj yapıp gezip tozduktan sonra, haftanın bu ilk gününde sizlere bir makyaj temizleme ürününden bahsetmeye karar verdim.

Genelde biz hanımların makyajımızı temizlerken en zorlandığımız yer gözlerimiz oluyor. Rimel, göz kalemi, eyeliner, kapatıcı, far derken en yoğun malzemeyi kullandığımız gözlerimiz, temizlerken bizleri çok fazla zorlayabiliyor. 

En iyi Göz Makyaj Temizleyicisi

Size uzun zaman önce keşfettiğim ve en zorlu suya dayanıklı profesyonel göz makyajını bile zorlanmadan tek adımda çıkarabilen Neutrogena Göz Makyaj Temizleyicisi'nden bahsetmek istiyorum. 

En iyi göz makyaj temizleyicisi
Neutrogena Göz Makyaj Temizleyicisi



Bu temizleyicinin farkı iki farklı etken maddeden oluşması. Bir kısmı aktif çıkarıcıların bulunduğu kısım, diğer kısım ise aloe vera yağ özlerinin bulunduğu kısım. Bu iki ayrı kısmı aşağıdaki resimde de net olarak görebilirsiniz. 


En iyi göz makyaj temizleyicisi
Neutrogena Göz Makyaj Temizleyicisi


Kullanmadan önce şişeyi iyice çalkaladığımızda, iki etken madde birbirine karışıyor ve böylelikle güçlü çıkarıcı ve yumuşak yapılı yağ birbirine karışarak, kıvamı dengeliyor. Böylece cildimize ve yüzümüzün en hassas yeri olan göz çevremize sürdüğümüzde, ne çok yağlı bir etki bırakıyor ne de cildi temizlerken tahriş edip kurutuyor.

Ürünün en önemli özelliği bu dengeyi çok iyi bulması çünkü eski temizleyicilerimden de bildiğim üzere, göz makyajını çıkarmaya çalışırken nerdeyse gözümüzü çıkartıcağımız günler yaşıyorduk=)

Neutrogena Göz Makyaj Temizleyicisi içindekiler
Neutrogena Göz Makyaj Temizleyicisi


Bu ürünle artık bu probleme bir son geldiii. Hem yumuşak bir şekilde, hemde gözlerimiz vıcık vıcık yağ içinde kalmadan kolaylıkla tek adımda bütüün göz makyajımızı bu ürünle temizleyebiliyoruz. 

Piyasada ürün 16-21 TL arası değişen fiyatlarla satılıyor. Neutrogena ürünlerini Migrostan takip ederseniz sık sık indirime girdiğini görebilirsiniz. Ben indirim zamanlarında genelde 2-3 tane alıyorum çünkü kullanım tarihleri oldukça uzun ve çok memnun olduğum için değiştirmeyide düşünmedim hiç.

Siz de bir kez deneyin eminim vazgeçemeyeceksiniz. 

Sizin vazgeçemediğiniz makyaj temizleme ürününüz hangisi? Yorumlayın tartışalım..

Maybelline Dream Pure 8-in-1 BB Cream


Herkese yeniden merhabalar,

Bugün size bir süredir kullandığım Maybelline BB Krem'den bahsetmek istiyorum. Daha önceki bir yazımda BB Kremlerden, kullanım şekillerinden, faydalarından bahsetmiştim. (Görüntülemek için buraya tıklayın. )
Bilmek istediklerinize ordan ulaşabilirsiniz.

Yağlı Ciltler için Hangi BB Kremi kullanmalıyız?


Bugün, görmüş olduğunuz Maybelline Dream Pure 8-in-1 BB Cream'den bahsedicem.


Maybelline BB Krem
Maybelline BB Cream

İlk akla gelen bu isminde de geçen 8 etken nedir. İşte şöyle hanımlar;
  1. Kusurları kapatır
  2. Ciltte kızarıklık görünümünü azaltır.
  3. Yağ içermez.
  4. Gözenek görünümünü azaltır.
  5. Taze bir görünüm sağlar. 
  6. Kızarıklıkları kapatır.
  7. Nemlendirir ve pürüzsüzleştirir.
  8. Cilt tonunu eşitler. 

Bunun dışındaki en önemli özelliklerini şöyle sıralayabiliriz;

  • Yağlı ciltler için özel üretilmiştir bu yüzden kesinlikle ciltte yağlanma, sivilce, siyah nokta yapmıyor. 
  • İçinde 15 faktör güneş koruması mevcut ki, bu cilt ürünlerinin olmazsa olmazı. 
  • Yapısında %2 oranında salisilik asit bulunmaktadır. Salisilik asit sivilce tedavisinde kullanılan çok etkili bir maddedir. Böylece sivilce problemi yaşayanlara inanılmaz bir avantaj sağlıyor. 


Maybelline BB Krem Oily Skin
Medium (Orta)




Ürünün 3 adet tonu mevcuttur. Light, Medium ve Dark-Medium. Benim kullanmış olduğum Medium tonu. Ton sayısı az ama BB krem olduğu için cilt tipine ve rengine uyum sağlıyor krem.



Bu arada ürünü alacak olanlara ufak bir tavsiyem var.
 Maybelline'e ait 2 farklı BB Krem çeşidi var. 
Biri benim tanıtmış olduğum, yağlı ciltlere özel olan BB krem. Yeşil kapaklı. 
Diğeri ise solda görmüş olduğunuz üzerindeki yazıları pembe olan BB krem. 
Satın alırken dikkat edin şekerler. 







Benim BB kremim bu.
Peki ya siz hangi BB kremi kullanıyorsunuz?


Sevgiyle kalın....






Elidor Canlandirici Kuru Sampuan


Selam kızlarr.. Eğer bugün de yerlerimizi aldıysak sizlere çok ama çoook faydalı ve hayat kurtarıcı bir ürün tanıtmak istiyorum.

Aslında uzun zamandır bu sektörde yer almış ancak adını olması gerektiği kadar duyuramamış bir üründen bahsediyorum. Bunun sebebi belki de daha önce hep daha bilindik markaların altında pahalıya satılmış olması olabilir. Tamam artık geliyorum konumuza, yani ürünümüze...

Ürünümüz hayat kurtaran Kuru Şampuan. Evet bu mükemmel ürün aslında uzun zamandır piyasalarda. Daha önce John Frieda, Toni&Guy ve Kerastase gibi markaların ürettiği bu ürün ülkemizde hak ettiği popülerliği kazanamadı. 

Şimdi ise Elidor Kuru Şampuan Serisi ile hemen hemen herkesin evinde, çantasında, arabasına yer alan bir ürün olma yolunda hızlaa ilerliyor.. 

Elidorun en önemli avantajı fiyatı. Diğer ürünlerle kıyaslarsak neredeyse ürünün fiyatı yarı yarıya daha ucuz.

Elidor Canlandırıcı Kuru Şampuan Serisi 


Kuru Sampuan
Elidor Kuru Şampuan Serisi

Kuru şampuan serimizin 3 adet üyesi bulunmakta. Ben sağdaki pembe olan (normal saçlar için) ve ortadaki yeşil olanı (yağlı saçlar için) denedim. Ve ikisinden en iyi bulduğum yeşil kutulu kuru şampuanımızı tanıtıcammmmm.


Kuru Şampuan
Elidor Canlandırıcı Kuru Şampuan


Evet ürünümüz bu. Öncelikle eminim hepiniz biliyorsunuz ama bilmeyen okuyucularım için Kuru Şampuan nedir, ne işe yarar biraz bahsetmek istiyorum. 

Kuru şampuan zor günlerin kurtarıcısıdır. Diyelimki saçınız çok yağlandı ve parlak görünüyor. Sizin ise duş almaya yada kuaföre gitmeye vaktiniz yok. Napıyorsunuz, alıyorsunuz bu kuru şampuan spreylerini ve saçınıza sıkmaya başlıyorsunuz. Toplamda sadece 2-3 dakika içinde duştan çıkmış ve kurutulmuş saç görüntüsüne kavuşuyorsunuz. 


Kuru Şampuan
Elidor Kuru Şampuan Kullanma Talimatı

Evet resimde kullanma talimatında da gördüğümüz gibi napıyoruz; Önce spreyi elimize alıyoruz ve kuvvetlice çalkalıyoruz. Sonra saçımızın en çok göz önünde olan ve en çok yağlanan kısımlarına bolca sıkıyoruz. tabi sadece spreyi sıkmamız yeterli değil.

Kuru şampuan için en önemli püf nokta, kutunun arkasında 2. adım da gördüğümüz gibi masaj kısmı. Adı kuru şampuan ama ilk sıkıldgında hafif bir nem geliyor saç diplerimize bunu ellerimizle masaj yaparak yedirdikçe kuruyor. Ve ne kadar masaj yapıp diplerimize doğru şampuanı dağıtırsak o kadar iyi sonuç alıyoruz.

Ürünün bir diğer güzel özelliği kalıcılığı. Bu ürünü 24 saatten fazla bir süre kullanabilirsiniz. Saçınız tekrar yağlanmayacaktır.

Ayrıca çok güzel saçınıza sinen ve temizlik hissi veren bir parfüm kokusu vardır. Bu da inanın bütün gün saçınızda kalıyor ve miss gibi kokuyorsunuz.

Ve benim en sevdiğim özelliği saçınıza ekstra hacim kazandırıyor olması. Uygulamadan sonra saç gerçekten hacim kazanıyor ve dolgun bir görünüme sahip oluyor. 

İçindekilere de göz attım ve araştırma yaptım. İçinde saç ya da saç derisi sağlığınızı tehtid edecek herhangi bir madde bulunmamaktadır.

Ürünle ilgili tek ufak sorunumuzun temizlememe rağmen zaman geçtikte sprey başlığında meydana gelen birikim. Bunları kolonyo ile temizleyebilirsiniz. Her kullanımdan sona temizlerseniz birikim yapmayacaktır diye düşünüyorum. Aksi takdirde birikintiler sprey kısmını tıkayabilir.


kuru şampuan içindekiler
İçindekiler


Kuru Şampuan
Sprey Başlığı


















En son bu güzel ürüne katkısı olan Dr. Francesca Fusco'ya ve bizlere sunan Elidor'a teşekkür ederek, şimdilik hoşçakalın diliyorum.

Lütfen sizde kuru şampuan hakkındaki bildiklerinizi, bilmediklerinizi :), sorularınızı, ya da ruh halinizi, kısaca canınız ne yazmak isterse yorum olarak yazın.=)) Hepsini cevaplıyorum .


Blogger tarafından desteklenmektedir.